|
|
|
![]()
|
Biyografi ![]() Nuri
Can
Erzincanın haritalarda yeri olmayan küçük bir dağ köyünde 1950 yılında doğdu. 1960 da İstanbula, 1967 de de Hollanda ya gelip yerleşti. Hollanda da yaşadığı süre içerisinde, çocukluğundan beri ilgi duyduğu müzik, şiir, tiyatro öykü ve daha çok resimle uğraştı, olanakları ölçüsünde bu uğraşılarına devam etti. Bu güne değin afiş, resim, öykü ve şiir çalışmalarıyla bir çok ödül aldı. Hollanda başta olmak üzere, Fransa, Belçika, Almanya, Yunanistan ve Türkiyede bir çok karma ve kişisel sergilere katıldı. Türkiye ve avrupada yayımlanan bir çok edebiyat, kültür sanat dergilerine öykü, şiir, ve sanat üzerine yazılar yazdı ve yazmaya devam ediyor. Değişik ülkelerde 150 yakın resim çalışması kitap kapağı
ve kartpostal oldu. Üç Yıl uluslar arası sanatçılar birliği başkanlığı
ayrıca Uluslar arası af örgütü ve Unicef gibi kurumlarda aktif ve
pasif görevlerde bulundu. Hollanda ve Türkiye de özel ve
resmi kurumlarda sanat danışmanlığı resim öğretmenliği yaptı. Fransa da
yayınlanan Genese dergisinde yayınlanan bir söyleşide sanatla ilgili
çörüşlerini şöyle ifade ediyor. Sanatla ilgili olarak düşüncelerimi
belirtmem gerekirse; ilk resim şiir ve öykü çalışmalarım, geldiğim
yörelerin yaşam biçimiyle, insan ilişkileri üzerine yoğunlaştığım
çalışmalar oldu. Sonraları umut, inanç, sevgi, özgürlük, barış ve bunların
karşıtı olarak da baskı, acı ve umutsuzluğu konu alan sürrealist ve
realizim karışımı tasarılar ve sembolik öğelerle nereye kadar
götürebilirim düşüncesi çalışmalarımın mantığını ve coşkusunu oluşturdu.
Son yıllarda ise, mitolojik, felsefi, masal - düş karışımı renk ve figüratif öğelerle çalışmalarımı yoğunlaştırdım. Bir ayrıntıya veya bir biçime bağlanıp kalmaktan çok değişimlerden yanayım. Bağımsız, içtenlikli ama sorumlu bir yaklaşımım var. Sanatı dış dünyada algıladığım, incelediğim,
sorguladığım şekliyle içsel yapıma uyarlama süreci olarak görüyorum. Bu da
beni deneysel çalışma tarzlarına götürüyor. Bu denemeler sürecınde kendimi
araştırmayı ve yaşamı soruşturmayı seviyorum.
Sanatsal sürece dönüşebilecek çok şey olduğunu ve çok zengin bir dış dünyanın araştıran ve soruşturan bir iç dünya ile buluşmasının sanatı ve hayatı anlamlı kıldığını düşünüyorum. Çünkü sanat insanın duygu tarafıdır. Estetik, ince ve güzel tarafıdır. Ben insanların, ancak sanatla güzel ve engin düşüncelere erişebileceğine inanırım. Nuri CAN MIJN BIOGRAFIE Ik ben in 1950 in de provincie Erzincan geboren, in een
klein bergdorpje dat niet eens op de landkaart staat. In 1960 ben ik naar
İstanbul, in 1967 naar Nederland gegaan. Al de tijd dat ik in Nederland
woonde heb ik me beziggeghouden met muziek, gedichten, theater en vooral
met schilderen, activiteiten waarvoor ik me al sinds mijn vroege jeugd
interesseer. Voor affiches, schilderijen, verhalen en gedichten heb ik
menige prijs ontvangen.
Ik heb deelgenomen aan verschillende gezamenlijke en
persoonlijke exposities in Frankrijk, België, Duitsland, Griekenland,
Turkije en vooral in Nederland. Ik heb in menig literair of kunstblad in
Turkije en Europa verhalen, gedichten en artikelen over kunst gepubliceerd
en ga daar ook mee door.
In verscheidene landen zijn er ongeveer 150 tekeningen,
boekomslagen en briefkaarten verschenen. Ik heb drie jaar lang het
voorzitterschap van een internationale kunstenaarsvereniging geleid, en
ben bovendien actief en passief betrokken geweest bij instellingen als
Amnesty International en Unicef. In Nederland en Turkije ben ik voor
privé- en officiële instellingen artistiek adviseur en tekenleraar
geweest.
In een interview in het in Frankrijk verschijnende
tijdschrift `Genese heb ik mijn visie over kunst zo verwoord: Mijn
ideeën over kunst zou ik als volgt willen verduidelijken: Mijn eerste
tekeningen, gedichten en verhalen drukten vooral het leven en de mensen
uit van het gebied waar ik vandaan kom. Later verkende ik de combinatie
van surrealisme en realisme, waarin symbolische elementen zaten, met hoop,
geloof, liefde en vrede, en hun tegendelen onderdrukking, leed en wanhoop
als thema. De laaste jaren zijn mijn werken figuratiever en kleuriger
geworden met elementen uit de mythologie, filosofie, sprookjes en dromen.
Ik ben niet iemand die vast blijft zitten aan eenmaal gevonden vormen,
maar ik wil verdergaan met veranderingen en vernieuwingen. Ik ben een
voorstander van een onafhankelijke en oprechte, maar verantwoordelijke
benadering.
Ik zie de kunst als een proces van aanpassing aan mijn
eigen innerlijke wereld op de manier zoals ik die in mijn buitenwereld
ervaar, onderzoek en bevraag. Dit brengt me naar experimentele werkvormen.
Ik houd ervan mezelf tijdens deze experimenten te onderzoeken en het leven
te verkennen. Ik denk dat er heel wat is dat in een artistiek proces kan
worden omgezet en dat het samenkomen van een heel rijke buitenwereld met
een onderzoekende en verkennende binnenwerld, de kunst en het leven
betekenisvol maakt. Want de kunst is de emotionele kant, de esthetische,
fijngevoelige en mooie kant van de mens. Ik ben ervan overtuigd dat mensen
enkel en alleen met de kunst kunnen komen tot mooie en wijdse
gedachten.
Nuri Can |
|
|