Nuri CAN Sanat Edebiyat Fuarı
 
Uyaklı Aşk Şiirleri Dosya 1 / Nuri CAN
 
 
 
Sevgi Yağmurum Ol
 
Günüm güneşim ol, ısınacağım
Ümit duvarım ol, yaslanacağım
Sevgi yağmurum ol, ıslanacağım
Gül kokun bir ömür tenimde kalsın
 
Sen uykuysan ben gördügün düş olam
Sen yuvaysan ben bir yavru kuş olam
Ağlar isen yanağında yaş olam
Gözlerin bir ömür gözümde kalsın
 
Gel sevgilim ol benim, düş kaçağım
Göğsüne başımı yaslayacağım
Kalbimin içinde saklayacağım
Özlemin bir ömür gönlümde kalsın
 
Bir dünya sun bana tutunacağım
Gönlümü sevginle avutacağım
Bütün ihanetleri unutacağım
Ellerin bir ömür elimde kalsın
 
Sevgi mırıldayan nehirler gibi
Derin uykularda şehirler gibi
İsminki dualar şiirler gibi
Ölünceye kadar dilimde kalsın
 
 
 
 
Karanlık gecede mehtabım olsan
 
Karanlık gecede mehtabım olsan
Süzülsen o hayal sessizliğinle
Dilinde nağmeler elinde keman
Okşasan ruhumu güzel sesinle
 
Özge canım olsan gönül yoldaşım
Bir ömür dizinde dinlense başım
Akarsa uğruna aksın gözyaşım
Yakarsa ateşler yaksın elinle
 
Bir daha sönmesin içimde közün
Bir daha çalmasın kapımı hüzün
Çiçekler açtırsa gülünce yüzün
Dağılsa efkarım gül nefesinle
 
Kimse okşamasın al yanağını
Öpmesin başkası gül dudağını
Bana bağışlasan gönül bağını
Sevgiden bir yuva kursak seninle
Nuri CAN
www.nuricann.com
 

Ayım Güneşim OL

Dönderme yüzünü kurban olaym
Sen ol bu dünyada güneşim ayım
Yalnız ben seveyim, ben okşayayım
Gezmesin bir başka el saçlarında
 
Kalbimin içidir en güzel yerin
Tutmasın bir başka eli ellerin
Gözlerin gözümde bak derin derin
Kaybolup gideyim bakışlarında
 
Yüce dağ başına yağan karlarca
Seyrine dalayım senin yıllarca
Gönül ırmağında coşan sularca
Bin huzur bulayım akışlarında
 
Süsenim sümbülüm reyhancasına
Kekliğim maralım ceylancasına
Tamburum cümbüşüm kemancasına
Şarkılar derleyim ağaçlarında
 
Tanrıya dilenen dilekler gibi
Cennet de dolanan melekler gibi
Sevda dağındaki çiçekler gibi
Bir ömür kalayım yamaçlarında
Nuri CAN
www.nuricann.com
 
Dokunki yansın yüreğin

Ey sevdiğim bir çiçeğe
Dokunki yansın yüreğin
Aşka yanmış bir yüreğe
Sokulki yansın yüreğin
 
Usul usul ince ince
Yapraklara kar duşünce
Aç kolların bütün gece
Sarılki yansın yüreğin
 
Mor dağları aşa aşa
Ay doğunca baştan başa
Yanakta bir damla yaşa
Dokunki yansın yüreğin
 
İster sümbül boyun eğsin
İster dallar yere değsin
Seviyorsan nerden bilsin
Sokulki yansın yüreğin
 
Sabah seher yellerince
Coşan bahar sellerince
Sazın sarı tellerince
Dokunki yansın yüreğin
 
Can düşerken al toprağa
Hayat gelir bin yaprağa
Aşka susuz bir dudağa
Dokunki yansın yüreğin
 
Aşk denilen bir ummana
Düşer isen yana yana
Nuri Can gibi bir cana
Sokulki yansın yüreğin
Nuri CAN
www.nuricann.com
 
Bir Ömür Seninle
 
Bir ömür seninle başbaşa kalsak
Hayatı beraber koşsak ne olur
Bütün yıldızları bir bir dolaşsak
Zamanı beraber aşsak ne olur
 
Şarkılar söylesek aşkın dilinden
Nağmeler dinlesek seher yelinden
Bahar yağmuruyla  duygu selinden
Gönül ırmağına taşsak ne olur
 
Dudaktan  dudağa bir şiir gibi
Gönülden gönüle bir nehir gibi
Yıldızlara hasret bir şehir gibi
Derin uykulara dalsak ne olur
 
Kuşlar gibi geçip tüm hudutlardan
Selamlar iletsek  ak  bulutlardan
Kovup elemleri şen duygulardan
Sonsuz mutlulukla coşsak ne olur
 
 
 
 
Bir sen değişmedin şu yüreğimde
 
Yıllar gelip geçti zaman değişti
Bir sen değişmedin şu yüreğimde
Dağlara kar düştü duman değişti
Bir sen değişmedin sevdiğim bende
 
Ovalar nehirler düzler değişti
Baharlar rüzgarlar güzler değişti
İnsanlar nesiller yüzler değişti
Bir sen değişmedin şu yüreğimde
 
Sen hala içimde incecik sancı
Biricik sevdiğim başımın tacı
Sevenler eskidi herkes yabancı
Bir sen eskimedin şu yüreğimde
 
Mevsimler takvimler yıllar eskidi
Resimler kavimler kullar eskidi
Gelenler gidenler yollar eskidi
Bir sen eskimedin sevdiğim bende
 
Şaşsada yollarım kesilsede hız
Gözlerin gönlümde sönmeyen yıldız
Hala yavuklumsun o nazenin kız
Bir sen değişmedin şu yüreğimde
 
Kurallar töreler bazlar değişti
Sevdalar sevgiler hazlar değişti
Kadınlar gelinler kızlar değişti
Bir sen değişmedin şu yeryüzünde
 
Eserken başımda kavak yelleri
Bağlanmıştı gönlüm öyle serseri
Sen hala sevecen nazlı cilveli
Hiç mi değişmedin sevdiğim bende
 
Bakışlar işmarlar gözler değişti
Şarkılar duygular sözler değişti
Saçlara ak düştü yüzler değişti
Bir sen değişmedin sevdiğim bende
 
Şehirler sokaklar evler değişti
Bahçeler tarlalar köyler değişti
Ağalar köleler beyler değişti
Bir sen değişmedin şu yeryüzünde
 
Can Nuri’yim yıllar ne çabuk geçti
Avurtlarım çöktü şeklim değişti
Doldu vadem ölüm çağım erışti
Bir sen değişmedin durursun öyle
 
 

Bu rüya hiç bitmesin

Sensin sevincim neşem, sensin derdim kederim
Lale sümbül menekşem, yazgım bahtım kaderim
 
Batmasın gün, solmsın gül, umutlar yitmesin
İsterimki  hep sürsün, bu rüya  hiç bitmesin
 
Seninle döner dünyam, sensin sıcak güneşim
Seninle dolu  hülyam,  sensin yegane eşim
 
Esmesin yel ,akmasın sel, bulutlar inmesin
İsterimki hep sürsün, bu sevda hiç bitmesin
 
Gözümün bebeğisin, canımın ta içisin
Tanrım bana yaratmış, yalnız benim içinsin
 
Batmasın gün, solmasın gül, bülbüller ötmesin
İsterimki hep sürsün, bu şarkı hiç bitmesin
 
 
 
 
Akça Gülüm
 
Sen aslı ol, bende kerem
Sen tabip ol, bende verem
Sen avcı ol, bende ceren
Al kurbanın eyle Gülüm...
Gülüm gülüm akça gülüm
akça gülüm pakça gülüm
 
Ko narına yansın gönül
Aşk meyine kansın gönül
Uyurken uyansın gönül
Keman cümbüş neyle Gülüm
Gülüm gülüm hakça gülüm
duygu duygu aşkça gülüm
 
Gözün üstü kaş olayım
Kirpiğinde yaş olayım
Gidersen yoldaş olayım
Koma burda böyle Gülüm...
Gülüm gülüm akça gülüm
gonca gonca aşkça gülüm
 
Gönül açan güle benzer
Gül dalinda yele benzer
Aşk sazında tele benzer
Kabul etmez hiyle Gülüm
Gülüm gülüm akça gülüm
akça gülüm pakça gülüm
 
Nedir bunca işve nazın
Yazmış bir kez yazın yazın
Yaprak düşse bitmez hazın
Kime sevdan söyle Gülüm
Gülüm gülüm akça gülüm
duygu duygu aşkça gülüm
Nuri CAN
 
 
 
Bu Kaçıncı Sombahar
 
Şu   gönül   bahçemde  açan  kıpkızıl   bir   gülsün
Dönderde   yüzünü   bir   kez   bu   yüzüm    gülsün
 
Bir  çıkıp   gelsen  ah,   akan   gözyaşımı   silsen
Nasıl  sevinir  şu  kalbim, nasıl  sevinir  bir bilsen
 
Sürünür   gezerim   sensiz,  bu   uzak  diyarlarda
Geçip   gitti    seneler,    gelmedin   bu  sonbaharda
 
Özlenen    bir    diyar  gibi,  bir   vefalı   yar   gibi
Çiçekler  açtırsan  bahçeme, bir  serin  bahar  gibi
 
Bu   kaçıncı   yaz   geçti,  kaç   sonbahar  bekledim
Soldu   bütün   yapraklar,    sen    hala     gelmedin
Nuri CAN
 
 
 
Kördüğüm
 
Gözlerin ufkumda bir nur inanki
En umutsuz karanlık gecelerde
Seninle kördüğüm gibiyim sanki
Çözülmek bilmeyen bilmecelerde
 
Seni sevipte unutmak mümkün mü?
Kalbime vurulan mühür gibisin
Ben deli divane hayat küskünü
Sen daha taptaze ömür gibisin
 
Sen bir leyla isen bende mecnunum
Bir sana yangınım bir sana  vurgunum
Sensiz yaşayamam anlıyor musun
Hava gibi su gibi sana mecburum
 
Sensin içli sevdam nazlı çiçeğim
Benim tatlı hülyam haklı gerçeğim
Bu can bu bedende var oldukça
Seni ölümüm gibi bekleyeceğim
 
 

Yalan Sevdiğim
 
Çicek  çiçek  açıp   ağaçlarımda
Yaprak yaprak dalda solan sevdiğim
Damla damla  akıp göz uclarımda
Derya derya kalbe dolan sevdiğim
 
Bazen  bir  alevsin  avuçlarımda
Bazen bir menekşe yamaçlarımda
Bazen bir rüzgarsın kır saçlarımda
Tutam tatam başım yolan sevdiğim
 
Bir zaman ömrümüz yazdı bahardı
Ne bülbül ah eder ne gül ağlardı
Dört mevsim kalplerde bir aşk yanardı
Şimdi  bir külleri kalan sevdiğim
 
Kalmadı  içimde sevgiye bir yer
İşkenceye döndü saatler günler
Yüreğim bir mezar sığmaz ölüler
Sonsuz acılara salan sevdiğim
 
Benimdir  çileler bu ayrılıklar
Dinmeyen gözyaşı bu hıçkırıklar
İçimde bin özlem bin kahır var
Anladım bu dünya yalan sevdiğim
 
 

Ben bir yavru kuş olam
 
Sen uykuysan, ben gördüğün düş olam
Sen yuvaysan ,ben bır yavru kuş olam
Ağlar  isen   gözlerinde   yaş   olam
Damla   damla  yanağına  çiz  beni
 
Sen sevda ol, ben uğrunda can veren
Sen gülnişah, ben eteğe  yüz  süren
Sen avcı ol,  ben  yaralı bir  ceren
Sıra  sıra   kurşunlara   diz  beni
 
Sen güneş ol, ben günyüzü görmeyen
Sen  neşe ol,  ben  ömrünce gülmeyen
Sen  tabip   ol, ben derdinden  inleyen
İlmek  İlmek  acılardan  süz  beni
Nuri CAN
 
 
 
Şiir Gözlüm
 
Bağımda bülbülüm dalımda gülüm
Sensiz yaşamanın  her anı ölüm
İster savaş olsun isterse  zulüm
Ben seni isterim ey barış özlüm
 
Gir benim gönlüme bir ömür sürsün
Yas tutan yüreğim baharı görsün
öldürürse eğer aşkın öldürsün
Ben sana hasretim ey şiir gözlüm
 
Gündüz güneşimsin gecede ayım
Sensin hayatımda mutluluk payım
Sar beni bir ömur sende kalayım
Bir seni severim ey bahar yüzlüm
 
Tutkunun olmuşum yanarım özden
Bir yanım ayazda bir yanım közden
Hak seni korusun kem bakan gözden
Budur  bir dileğim ey şirin sözlüm
 
 

Kör  Olayım
Lesbia

İ.Ö.84-54. Catullus’lama
 
Bir zaman  ömrümüz  yazdı  bahardı
Ne  bülbül  ah eder,  ne  gül  ağlardı
Değişti  mevsimler  hazanlar   sardı
Ama  kör  olayım  onu  sevmiyorsam
 
Beni  nerde  görse  kızgın  bakıyor
O  küskün  bakışı  içim   yakıyor
Bana  söylenmedik  laf  bırakmıyor
Ama  kör  olayım  beni  sevmiyorsa
 
Her  gördüğü  yerde  asar  yüzünü
Açıyor  ağzını   yumuyor  gözünü
Dinlemiyor  bile  benim   sözümü
Ama  kör  olayım  oda  sevmiyorsa
 
Nerden mi?  biliyorum  gözüme  bakın
Sanmayın  özlemedim  umursamadım
Bende  söylenmedik  söz  bırakmadım
Ama  kör  olayım  onu  sevmiyorsam
Nuri CAN
 

IŞIL  IŞIL
 
Kapama gözlerini gök kararmasın
Bir ömür yüzüme bak ışıl ışıl
Sevda çöllerinde aşk pımarımsın
ak benim gönlüme ak ışı ışıl
 
akarsa uğruna aksın göz yaşım
ağırsa  uğrunda ağrısın başım
bitmez hasretimsin kavım ataşım
sarıl bedenime yak ışıl ışıl
 
 

SEN   SEBEP  OLDUN
 
Önüm tipi boran, yollar toz duman
Kalmadı dermanım sen sebep oldun
Kahpe felek vermez ömrüme aman
Yazıldı fermanım sen sebep  oldun
 
Başladı ömrümde gazele döküm
Kırıldı dallarım söküldü köküm
Yıkıldı berhanem devrildi yüküm
Gitmiyor kervanım sen sebep oldun
 
Gülerler halime algınım deyü
Divane gezerim dalgınım deyü
Bilmezler ben niye dargınım deyü
Güzellim sultanım sen sebep oldun
 
Ne kanadım oldu, ne  havalandım
Sürüdüm zinciri hayli dolandım
Deli çaylar gibi aktım bulandım
İfet-i devranım sen sebep oldun
 
Yağdığın  başıma  kar diyemeden
Üşüdü yüreğim  sar diyemeden
Ömür  gelip geçti  yar diyemeden
Tükendi kararım sen sebep oldun
 
Yılların elinden ömrüm perişan
Sevdanın  elinden gönlüm  perişan
Bu günüm perişan dünüm perişan
Ey canı cananım sen sebep oldun
 
Ben bir Can Ozanım yeldim dumandım
Çileyi cefadan bezdim usandım
Ateşi - aşk ile gark olup yandım
Ey şah-ı merdanım sen sebep oldun
Nuri CAN
 
 
 
YÜZEMEM  ARTIK
 
Hasretten  üstüme  bir  duvar  ördüm
Ne  kadar  uğraşsam  yıkamam  artık
Günlere   aylara   yıllara    böldüm
Nice  hesap    etsem   çıkamam  artık
 
Hayalim  düşümde  gördüğüm  sensin
Aşkını    kalbimde   ördüğüm   sensin
Hasretin  bir  kuyu  kördüğüm  sensin
Ne   kadar   uğraşsam  çözemem  artık
 
Gündüzler   karanlık   geceler   sessiz
Bakarım   yollara   gözlerim    fersiz
Ben  kırık bir  sandal, sen derya deniz
Kırıldı   kollarım   yüzemem   artık
 
 
 

EYVAH    DİYEREK
 
Zaman kadehinden aşk iksirini
İçti gönlüm eyvah eyvah diyerek
Sürüyüp ardından gam zincirini
Geçti ömrüm eyvah eyvah diyerek
 
Yıllarca dolaşıp bir aşk peşine
Düşemedim bu cihanda eşime
Sümbül kucağına gül ateşine
Yandı  gönlüm eyvah eyvah diyerek
 
Şu figan bülbülün yaslı sesi mi
Yaralı kalbimin inlemesi mi
Yakama sarılan aşk perisi mi
Deşti gönlüm eyvah eyvah diyerek
 
Üzerime yağan kar diyemeden
Üşüdü yüreğim sar diyemeden
Benimde sevenim var diyemeden
Göçtü ömrüm eyvah eyvah diyerek
 
Ne yazlara doydum ne baharına
Ne koklayıp doydum gülü zarına
Bir umut kalmadı deyip yarına
Küstü gönlüm eyvah eyvah diyerek
 
Hayatta nihayet bulunca demim
Çile deryasında kayboldu gemim
Olmadı dünyada candan sevenim
Geçti günüm eyvah eyvah diyerek
 
Can Ozanım  hasret ile del oldu
Gözlerimin yaşı bahri sel oldu
Bazen tipi boran, bazen yel oldu
Biçti ömrüm eyvah eyvah diyerek
Nuri CAN
 
 
 
Yağmur yağmur yağ üstüme
 
Bülbülüm  nevale  düştüm
Bir gülüm  hayale  düştüm
Gel görki  ne  hale  düştüm
Çöktü  koca  dağ  üstüme
 
Bir mecnunum çöllerdeyim
Turna  oldum   göllerdeyim
Kapkaranlık   ellerdeyim
Güneşim  ol  doğ  üstüme
 
İstersen gül bağın  olam
Dalında  yaprağın   olam
Başı  karlı   dağın   olam
Bulut  bulut  ağ  üstüme
 
Ardım boran  önüm  tipi
Hasretin   derindir  dibi
Susuz kaldım çiçek gibi
Yağmur yağmur yağ üstüme
 
Bülbül oldum  neva  bilmem
Dertli doğdum deva  bilmem
Can  Nuri’yim   vefa   bilmem
Gelip  geçti   çağ  üstüme
 
 

Nerdesin
 
Hasretlik  ölümdür  acısı  derin
Göz göz oldu yaralarım nerdesin
Kaldı mı sinende bana bir yerin
Göz göz oldu yaralarım nerdesin
 
Süsenim sümbülüm reyhandı sesin
Kekliğim cerenim  ceylandı sesin
Dermansız derdime dermandı sesin
Göz göz oldu yaralarım nerdesin
 
Döküldü yaprağım karda yağmurda
Beklerim çiçeğim açmaz baharda
Gönlum sende kaldı gözüm yollarda
Göz göz oldu yaralarım nerdesin
 
Kah zülfünün tellerinde yiterdim
Kah hüsnünün cemalinde biterdim
Allahım bu sevda bitmesin derdim
Göz göz oldu yaralarım nerdesin
 
Bülbül zar eylesin güller uyansın
Derdine Can Ozan yansında yansın
Ah zavallı kalbim nasıl dayansın
Göz göz oldu yaralarım nerdesin
 
 

Bilmemki Nesin?
 
Süzgün  bakışlarda yürek delensin
Ay mısın güneş mi bilmemki nesin
En hoş musikiden tatlıdır sesin
Keman mı cümbüş mü  bilmemki nesin?
 
Özenmiş bezenmiş yaratmış tanrım
En güzel renklerle donatmış tanrım
Kalbimi aşkınla kanatmış tanrım
Melek mi şeytan mı bilmemki nesin?
 
Yalvardım  yakardım  boynumu büktüm
Kapandım önüne eşikler öptüm
En körpe çağımda yaprağım döktün
Bahar mı hazan mı bilmemki nesin?
 
Bazen kalbe girip baş döndürürsün
Kah ağlatıp beni kah güldürürsün
Hem yaşatıp beni hem öldürürsün
Dertmisin derman mı ecel mi nesin?
 
Gözlerin ufkumda bir nur inan ki
Seninle kördüğüm gibiyim sanki
Sensiz geçen ömür neye yarar ki
Gece mi gündüz mü sevgilim nesin?
 
 
 
 
Güzel
 
Sana tutulursam bırakma beni
Bir köşede boyun büktürme güzel
Ümitle süslenen gönül bahçemi
Sonbahar gelmeden döktürme güzel
 
Gönlümde goncalar dermeyeceksen
Saçların  koluma  sermeyeceksen
Bu aşka bir ömür vermeyeceksen
Kiraz dudağını öptürme güzel
 
Alevden bir gül  olsun yakışın
Ay gibi doğsun baygın bakışın
Ömrünce kalbime dol ışın ışın
Bana hasretini çektirme güzel
 
Aşkımın kadrini bilmeyeceksen
Akan göz yaşımı silmeyeceksen
Eğer beni candan sevmeyeceksen
Deli divaneye döndürme güzel
 
Sevgi yüreğimdir sevda okulum
Sevgidir vatanım pusulam yolum
Sevgisiz dünyada bir garip kulum
Aşkın hançeriyle öldürme güzel
 
 
Çöz leyli leyli
 
Yağmur ol  göklerde yağ üzerime
Yeşersin gönlümde güz leyli  leyli
Güneş  ol ufkumda doğ  yüreğime
Ağlasın sevinçten  göz leyli  leyli
 
Hayalsin sevdiğim düşsün gördüğüm
Benliğim  seninle olmuş  kördüğüm
Bir  kul  sevgisidir  sarıp  ördüğüm
Tanrı aşkı  için   çöz leyli leyli
 
Savrulmuş umutlar tutulmuş yele
Gitmiyor hüzünler bitmiyor çile
Yıllardır yanarım ben bu dert ile
Sönmüyor sinemde köz leyli leyli
 
Gözümde  hayalin ne yana baksam
Bir dertli  türküdür gelen her akşam
Kırıldı çanağım tellerde bin gam
Durur garip garip saz leyli leyli
 
Dağlara mı çıktın çöle mi düştün
Güller açmaz oldu sümbüller üzgün
Ellere mi kastın bana mı küstün
Yeter eylediğin naz leyli leyli
 
Bir ömür beklettin yana yakıla
Yakışmaz sevdiğim böylesi  kula
Eğer gelmiyorsan bir selam yolla
Arada bir mektup yaz leyli leyli
Nuri CAN
 

Ne yapmalı
 
Üstüm dertli başım dertli
Tabağımda aşım dertli
Gözlerimde yaşım dertli
Söyle sensız ne yapmalı
 
Rüyalara girmiyorsun
Gittin geri gelmiyorsun
Ne çekerim bilmiyorsun
Söyle sensiz ne yapmalı
 
Pınarlarla konuşamam
Yıldızlarla buluşamam
Bu hayatla boğuşamam
Söyle sensiz ne yapmalı
 
Karlar aldı gönül dağım
Viran oldu bahçe bağım
Günden güne artar ağrım
Söyle sensiz ne yapmalı
Nuri CAN
 
 
 
Güldür  Gül
 
Toprağın  gül  olmuş  taşın  gül  olmuş
Dudağın   gül  olmuş  başın  gül  olmuş
Yanağın    gül  olmuş  kaşin   gül  olmuş
Gözünde   dökülen    yaşlar  güldür  gül
 
Sevişin   gülcedir    duyun   gülcedir
Öpüşün   gülcedir    huyun   gülcedir
Gelişin     gülcedir    soyun   gülcedir
Teninde  serpilen  benler  güldür   gül
 
Bakışın   güldendir   gözun  güldendir
Yakışın    güldendir    özün   güldendir
Gülüşün   güldendir    yüzün  güldendir
Rüzgarda  savrulan  tüller   güldür  gül
 
Sen  benim  sümbülüm  gülüm  gülcemsin
Sen  benim    yıldızım     ayım  gecemsin
Sen  benim    şiirim   dilim    hecemsin
Dilinde   dökülen   sözler    güldür   gül
Nuri CAN
 

SEVDA  BİR  ÇİÇEKMİŞ 
 
El  ele  gezdiğim  ıssız  sokaklar
Bir  içli   sevdanın  sırrını  saklar
Uzanır   ellerin   usulca   okşar
Sevgimi  incinen   nazlı   yerinde
 
Duvarda  incecik   nakışın   kalmış
Sularda   hülyalı   bakışın   kalmış
Sevda  bir çiçekmiş  gönül  bağında
Koparıp   göğsüme  takışın   kalmış
 
Geçip  gitti  günler  hicranla  gamla
Bazen  nehir gibi, bazen  bir  damla
Kahrolmakda  varmış, bir gün  acınla
Ömrümün   karanlık   gecelerinde
 
Baktığın  her dalda  bir  izin  kalmış
Her köşe  başında  bir  gizin  kalmış
Süsenin  sünbülün  nergizin  kalmış
Gönlümün  har düşmüş  bahçelerinde
 
Has  bahçede   karanfilsin   destesin
Gül  kokardı  buram  buram  nefesin
Şimdi   hangi   diyar,  acep  nerdesin
Arar mısın   sende Can’ı    düşlerinde
Nuri CAN
 

BİLMEZSİN  GÜZEL
 
Efkarlı   başımda   dumansın   yelsin
Gözümün  yaşında  ummansın  selsin
Düşmüşüm  derdine  dermanım  sensin
Divane   gezerim   bilmezsin   güzel
 
Gönüldür   isteyen   aşk   ocağını
Sümbülün   saçını   kor   kucağını
Hayat   busesini    gül   sıcağını
Ölürüm  ver desem  vermezsin güzel
 
Kavuştursun   diye   gözü   elaya
Gece  gündüz  dua  yaktım  mevlaya
Aşk  elinden  düştüm  onmaz  belaya
Perişan   halimi   görmezsin   güzel
 
Bulut   olup   gökyüzüne   ağarım
Boran  olup  yağmur  ile  yağarım
Gahi   iç  çekerim,  gahi   ağlarım
Akan  gözyaşımı  silmezsin  güzel
 
Mutluluk  bir  çiçek  açıp   solmasın
Esmesin  sam  yeli  saçın  yolmasın
Sarılki   Nuri’ye    sabah   olmasın
Bir gece  gel desem  gelmezsin  güzel
Nuri CAN
 

SEHERİN  YELİNE  BENZER
 
Aşağıdan   gelir   geline   benzer
Saçları  sırmanın  teline   benzer
Hasbahçe  içinde  taze  gül  gibi
Nefesi   seherin   yeline   benzer
 
Özenmiş  bezenmış  yaratmış  hüda
Derdinden  bağrımı   kanatmış  hüda
En  güzel  renklerle   donatmış  hüda
İrem   bağlarının   gülüne   benzer
 
Gülüşü   gül   gibi,  bakışı   gülden
Kokusu   gül   gibi,  yakışı   gülden
Akışı    gül   gibi,   nakışı    gülden
Dilleri   bülbülün   diline   benzer
 
Yüce  dağbaşını   kervan  yol  tutmuş
Sevenin  derdini  mevlam  bol  tutmuş
Can  Nuri’yi   bir güzele   kul   tutmuş
Gözlerim   fıratın   seline   benzer
Nuri CAN
 
 
 
ALIP  AS  BENİ
 
Harman  eyle  beni  esen  yellere
Savrulup  gideyim  elden  ellere
İster  boyun  eğem  günde  yüz  kere
Kurbanım de  hiç  acıma  kes  beni
 
Sen  bir  pınar  isen  bende  göl  olam
Sen  bir  yağmur  isen  akan  sel  olam
Yolunun  üstünde  açan  gül  olam
Zülfünün  teline   alıp  as  beni
 
Sarıl  şefkat  ile  sarıl  haz  ilen
Usandırma  türlü  türlü  naz  ilen
Keman  ile  cümbüş  ile  saz  ilen
Türkü  türkü  sevdalara  yaz  beni
 
Bir  derdin  var  ise  anlatki  bilem
Kapında  kul  olam, uğrunda  ölem
Acınla  ağlayam  neşenle  gülem
Hasret  ile  al  sinene   bas  beni
 
Yüce  dağbaşında  kar  olacaksan
Gönül  bağlarıma  har  olacaksan
Gidip   yadellere  yar  olacaksan
Sıra  sıra  kurşunlara  diz  beni
Nuri CAN
 

HUY GÜZEL
 
Her sabah her akşam gel geç buradan
Kaldır  perdeleri  kaldır  aradan
Övmüşde  yaratmış  seni  yaradan
Kaşın  güzel,  gözün güzel,  boy güzel
 
Özenmiş  bezenmiş  yaratmış  tanrım
En güzel  renklerle  donatmış  tanrım
Kalbimi  aşkınla  kanatmış  tanrım
Yüzün güzel,  özün güzel,  huy güzel
 
Bazen  kalbe  giren  baş döndürensin
Hem  ağlatan  beni  hem  güldürensin
Gah  ateşler  verip  gah  söndürensin
Közün güzel,  sözün güzel,  toy  güzel
 
Ben bir  Can Ozanım  sözlerim  çoktur
Sineme  attığın  kementtir  oktur
Senin  bu  alemde  menendin  yoktur
İzin  güzel,  gizin  güzel,  soy  güzel
Nuri CAN
 
 
 
KALBİN BİR ÇİÇEKTİR
 
Kalbin  bir  çiçektir  munzur  dağında
Halden  bilmeyene   yoldurma   nazlı
Varsın  hazan  olsun  sevda  bağında
Güllerin   tomurcuk   soldurma   nazlı
 
Çiçekler  koklayıp   renkler  almışsın
Gül   kalbini   sevdalara    salmışsın
Böyle  aşık   bak  çaresiz   kalmışsın
Bu  günlerde  geçer   aldırma   nazlı
 
Savurma   yellere   körpe   tenini
Sahte   gülücükler   üşütür   seni
Dost  olur  sanma her yüze  güleni
Dalına   baykuşlar  kondurma  nazlı
 
Sularla   akarsın   günle   gülersin
Sevdalar  üstüne  türkü  söylersin
Vefasız  bir  yari  söyle  neylersin
Yükünü  gam  ile   doldurma  nazlı
Nuri CAN
 

ELVEDA
 
Acılar  göverip  yeşerdi  dal  dal
Elveda ey yağmur gözlüm elveda
Gider oldum bu ellerden hoşça kal
El  bağlayıp  ardımsıra  ağlama
 
Gönül mihrabıma koyup başını
Gidiyorum  diye  çatma  kaşını
Deryalar  misali  gözün  yaşını
Bendeyleyip çaylar gibi çağlama
 
Yine bahar gelir  kuşlar ötüşür
Sümbüller saçılır güller gülüşür
Ayrılık  zamanı  gönüller  üşür
Ah  eyleyip  yüreğimi  dağlama
 
Önümüzde  dağlar  sıra sıralı
Günler yaslı geçer, gönül yaralı
Ayrılık  başladı  dağlar  maralı
Kemend atıp yollarımı bağlama
Nuri CAN
 
GÜZDÜR  ŞİMDİ
 
Bir  zaman  aşk  ile  çarpan  yüreğim
Bir  çocuk   misali    öksüzdür   şimdi
Ne  bir  heves  kaldı  ne  de   dileğim
İçimde  her  bahar   bir  güzdür  şimdi
 
Anılar   o  yeşil   dallarda   kaldı
Mutluluklar  geçen  yıllarda  kaldı
Dönüşü   olmayan   yollarda   kaldı
Hasreti  içimde  bir  közdür   şimdi
 
Ümitler   esmiyor   seher   yelinden
Deryalar  coşmuyor  aşkın  selinden
Aşıklar    dilinden    duygu   telinden
Sevda  unuttuğum  bir  sözdür  şimdi
Nuri CAN
 
 
 
 
 
İZİN   BULUNMAZ
 
Leyla   leyla   diye   arar  dururum
Bulunmaz  çöllerde  izin  bulunmaz
Aşkın   ateşiyle    yanar    dururum
Bulunmaz  küllerde  izin  bulunmaz
 
Duman   olur   gökyüzüne   ağarım
Yağmur  olur  yaşın  yaşın  ağlarım
Derya    gibi   elden    ele   çağlarım
Bulunmaz  sellerde  izin  bulunmaz
 
Bir   aşığım   diyar   diyar   gezerim
Rüzgar   olup  dağdan  dağa  eserim
Bülbül   gibi    daldan   dala  seslerim
Bulunmaz   güllerde   izin  bulunmaz
 
Baharda   kışlarda   yazda   ararım
Gelinde   dullarda    kızda     ararım
Kemanda  cümbüşde  sazda  ararım
Bulunmaz  tellerde   izin  bulunmaz
Nuri CAN
 

YAK BENİ
 
Bu evreni baştan başa dolaştım
Sevgi denen bir dergaha ulaştım
gönül ummanına sığmadım taştım
seher yeli bir kıyıya at beni
 
dağlardan dağlara esen yel eyle
çağlardan çağlara koşan sel eyle
sazlarda  inleyen   sarı   tel  eyle
sevda kokan bir türküye yak beni
 
gönlümü geldiğim  ellere  savur
sümbüller derdiğim yerlere savur
bu aşkı  dillerden  dillere savur
alıp götür bir damlaya kat beni
 
bir yanım yollarda sıralı kalsın
bir yanım dağlarda yaralı kalsın
şu gönül pencerem aralı kalsın
suyu kesik bir pınara kat beni
Nuri CAN
 

İNTİZAR
 
Nazlı yarim bu ellerden gidersen
Keklik  olur  yollarını  gözlerim
Unutup da  hayallerden  silersen
Ateş olsun yaksın  seni  közlerim
 
Bakmaz  isen  şu  garipce  halime
Hazanlar  işlesin   gönül  teline
Ölürsem  sevdiğim üstüme  gelme
Dünya ahret bacım  deyip  küserim
 
Bir  ateş  verdinki  yandı  sönmüyor
Kör oldu gözlerim bir şey görmüyor
Bir kez giden  daha  geri  dönmüyor
Dağlar  taşlar  kahrol  deyi  seslerim
 
Amanı da   nazlı   yarim   amanı
Dağılmaz   başımın   gamlı  dumanı
Her  bahar   mevsimi  yayla  zamanı
Rüzgar  olup  mor  dağlara  eserim
 
Şiirler   Nuri  CAN

Bu dosya  ilk gençlik yıllarımda yazdığım fakat kaybettiğim, Annemin gözü gibi saklayıp,
sonradan bana ulaştırdiğı Türkü şarkı tadındaki uyakli şiirler. .

Anasayfa